Başlık

Autem vel eum iriure dolor in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat, vel illum dolore eu feugiat nulla facilisis at vero eros et dolore feugait

Yazar arşiviMevlüt Karakuş

Kafein

Kafein Kültürü

Günlük hayatta neredeyse artık kafeinsiz yapamaz olduk gerek sabah kalktığımızda gerek iş yerimizde ve ofisimizde kafeini eksik etmiyoruz. Kafeinin tanımını yapacak olursak:

Kafein; matein ve guaranin olarak da bilinir. Bolca tükettiğimiz kahvede, kakao da ve çayda kafein olmazsa olmazlardan. Yoğun bir acı tadı ile beraber, kolanın içerisinde tat vermek amaçlı da kullanılır.

Kafein, merkezi sinir sistemine etki eder ve beyine giden, beyinden gelen mesajları hızlandırır böylece daha zinde oluruz ve kahve içerek daha enerjik olabiliriz. Çok fazla tüketildiği takdirde uyku problemi de yaratmaktadır. İnsanlarda olan melatonin salgısını azaltır. Solunum sistemini uyarır ve kalp atışını hızlandırır.

Kafein doğada bulunan bir madde olup 63 bitkinin tohumunda ve yapraklarında bulunur. Biz daha çok çay ve kahveden vücudumuza alırız.

Kafeinin yaygın kullanım alanlarından biri de spordur. Spor performansını artırır, spordan önce veya sonra içilmesi tavsiye edilir.

Eğer sivilceye yatkın bir cildiniz varsa kafein sivilceleri artırmaktadır ve aşırıya kaçılmamalıdır.

Kolanın bağımlılık yaptığı söylenir ve 330 ml’lik kola içerisinde 33 mg kafein bulunmaktadır. Aynı büyüklükte 1 fincan kahvede ise 112 mg civarındadır. Yani koladaki kafein, çay ve kahvedeki kafein oranının 3’te 1 ine sahiptir.

Kafeinin Faydaları:

  • Kafein metabolizmayı hızlandırarak kalori yakımının devam etmesini sağlar, spordan sonra içilmesini tavsiye ederiz.
  • Kafein tüketmek, karaciğer hastalıklarına yakalanma oranını aza indirir.

Kafeinin Zararları:

  • Kafein, sinirlilik, uykusuzluk ve depresyon yapabilir.
  • Kafein,migrenin tetiklenmesine neden olarak gösterilebilir.
  • Kafein, mide asit salgısını artırır ve gastrite neden olabilmektedir.

Kantaron Bitkisi ve Faydaları

Sarı Kantaron

Kantaron bitkisi neredeyse her yörede her bölgede bulunabilen bir bitkidir ve “sarı kantaron” olarak ta bilinmektedir. Yeşilin bol olduğu tepeler ve yaylalarda rahatlıkla bulunabilen bir bitki türüdür. İlk baharın gelmesiyle filizlenir sonbaharda ise dökülmeye başlarlar. Kantaron bitkisinin çiçeklerinden ve köklerinden yararlanılmaktadır. İnsan sağlığı için oldukça önemli faydaları bulunmaktadır.

Faydaları:

  • Antideprasan olarak kullanılır.
  •  Depresyonun en iyi tedavi ilacı olduğunu söylemek mümkündür.
  • Vücudunuzun ateşini hızla düşürür
  • İştah açıcı özelliği bulunmaktadır.
  • Vücudunuza gerekli enerjiyi verir ve güç sağlar.
  • Ülser ve gastrit için kullanılabilir doğal bir ilaçtır.
  • Sinirlere iyi gelir ve kas gevşetici özelliği vardır.
  • Şiddetli öksürüğü keser ve göğsünüzü yumuşatır.
  • Adet döneminde kadınlarda oluşan kasık ağrısını geçirmede ve dindirmede kullanılır.
  • İdrar yolu enfeksiyonlarına iyi gelmektedir.
  • Kantaron yağı ile ağrıyan bölgeye yapılan masaj ağrıyı geçirmede faydalıdır.
  • Bebeklerde meydana gelen gaz sorunlarını geçirmede kullanılır.
  • Antiseptik özelliği sayesinde yaraların çabucak iyileşmesini sağlar.
  • Nikotin kafein ve alkolün vücuda verdiği zararları onarmada etkilidir.
  • Kanser tedavilerinde kantaron bitkisi kullanırsanız iyileşme sürecini hızlandırmış olursunuz.
  • Bağırsak solucanlarının dökülmesinde rol oynar.

Kullanım Şekilleri:

  • Kantaronu çay olarak, tablet şeklinde hazırlanmış ilaç olarak ve yağ olarak tüketebilir ve kullanabilirsiniz.
  • Kadınların menopoz ve adet dönemlerinde yaşanan hallerinde ilaç olarak almalarını tavsiye etmekteyiz.
  • Kantaron çayını banyo suyunuza ekleyerek te kaslarınızın gevşemesini ve rahatlamanızı sağlayabilirsiniz.
  • Sinirlerinizin gevşemesi için çay olarak tüketebilirsiniz.
  • Kantaron buharı astım hastalığının tedavisinde kullanılır.
  • Kantaron yağını çok sık içmek faydalı değildir içtikten sonra 2-3 gün ara vermelisiniz.

Haftanın Önerisi-4

Evde Ekmek Yapımı

Sokaktan alınan ekmeğin yani (beyaz ekmeğin) zararları oldukça fazladır hatta uzmanlar sigara ve beyaz ekmeği neredeyse aynı kefeye koymaktadırlar. Beyaz ekmeğin hem vücuda hem de karaciğere olan zararlarını bir önceki yazımızda paylaşmıştık. Sokaktan alınan ekmeğin, unun ve tatlının çoğunun içerisinde e-920 dediğimiz madde bulunmaktadır bunun için evde ekmek yapımında kullanacağınız unu güvendiğiniz yerden almanızı tavsiye ederiz. (E-920 nedir için tıklayınız).

Malzemeler:

  • 1 kg un
  • hamur kulak memesi kıvamına gelene kadar su koyunuz.
  • 20 gram tuz
  • 10 gram maya

Hazırlanışı:

  1. İlk olarak unu bir kaba döküyoruz ortasına çukur açıyoruz Ardından içerisine mayayı koyuyoruz sonra azar azar su ve un ile karıştırıyoruz.
  2. Tuz koyup (isteğe bağlı) tekrar birbirine tamamen karışana kadar yoğurma işlemini gerçekleştiriyoruz.
  3. Daha sonra hamurumuzun üzerini nemli bir bez ile örtüyoruz hacmi 2 katına çıkana kadar.
  4. Hamuru uygun bir fırın tepsisine döküp önceden 280 derece ısıtılmış fırına koyup üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.

Beyaz Ekmek

Beyaz Ekmek Sağlığı Etkiliyor!

Neredeyse her gün tükettiğimiz fırından aldığımız beyaz ekmeğin aslında hiçbir faydasının olmadığı aksine daha çok zararının dokunduğunu ve kilo vermede her şeyi yapmanıza rağmen sizi zayıflatmayan tek şeydir. Beyaz ekmek çok güzel görünebilir hatta bal ve kaymak ikilisi en güzel beyaz ekmekle birlikte mideye gider. Şu an bunun zararını çok fazla düşünmeseniz de ileride sizi çok etkileyecektir. Beyaz ekmek tüketmenin zararları nedir gelin maddeler halinde konuşalım.

Beyaz Ekmek Tüketmek Neden Zararlı?

  • Ekmeğin içerisinde früktoz dediğimiz yani mısır unundan elde edilen mısır şurubu kullanılır.
  • Mısır şurubu beyaz ekmekte, yediğimiz tatlılarda, tuzlularda ve pastalarda sıkça kullanılmaktadır.
  • Mısır şurubu bağımlılık yapar o yüzden ekmeği anında kesmemiz gerekmektedir.
  • Früktoz en tatlı zehirdir.
  • Ekmeğin raf ömrünü uzatmak için içerisine türlerce kimyasal katılmaktadır. Bunlar: rafine tuz, yumuşaklığı sağlayıcı birtakım maddeler vb.dir
  • Ekmekten alınan boş ve toksik kaloriler sık acıkma nedenidir ve insülin direncini tetiklemektedir. Düşük glisemik indeksli karbonhidrat tüketiminin dejeneratif (kronik) hastalıkların riskini azalttığı birçok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir.
  • E-920 maddesi yani (L-cystein) siyah saç kılından ve hayvan kıllarından üretilen bir maddedir ve bu madde olmadan fırıncılar hamura şekil veremediklerini açıkladılar. Bu madde birçok profesörler tarafından da kanıtlanmıştır ve ne yazık ki ekmeğin içinde kullanılmaktadır.
  • Uzmanlar beyaz ekmek yemekle sigara içmek benzerdir. İkisi de karaciğere oldukça zarar vermektedir demişlerdir.

Kilo vermek isteyenler, kalp ve tansiyon hastaları, şekeri yüksek olanlar unlu ve doğallığını kaybetmiş yiyeceklerden uzak durmalıdırlar. “Ekmek yemezsen doymazsın” gibi bir tabir beyaz ekmek için söylenmiş olmamalı. Aslında her gün evinize zehir getirdiğinizin farkında değilsiniz.

Kaynakça:

www.haber7.com

www.hthayat.com

Ceviz Tüketmek

CEVİZ

Cevizin her şeyinden faydalanabiliriz zararı yok denecek kadar azdır. Cevizin beyine benzediğini hepimiz fark ederiz görürüz ve söylemişizdir. Hafızayı güçlendirdiği beyni geliştirdiği uzmanlarca bilinmektedir. Peki cevizin sadece iç kısmını yemek mi faydalıdır? Kesinlikle hayır. Ceviz yaprağı ve kabuğunu da tüketmek birçok fayda sağlayacaktır.

Faydaları:

  • Cevizdeki yüksek orandaki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. Ceviz tüketimi kandaki kolesterol seviyesini düşürüyor, kalp atışlarında düzensizliği önlüyor.
  • Beyne benzeyen ceviz, kavrama ve anlamayı geliştiriyor. Asya’da ceviz hala beyin gıdası olarak kabul ediliyor, bu ülkelerde öğrenciler, sınavlardan önce ceviz yiyerek notlarını yükseltebileceklerine inanıyor.
  • Omega-3 yağ oranı düşük çocuklarda daha yüksek hiperaktif olma özelliği, daha fazla öğrenim ve davranış bozuklukları, daha fazla huysuzluk ve uyku düzensizlikleri gözlemleniyor. Ceviz, bu sorunları önleyen omega-3 bakımından çok zengin.
  • Cevizin, antioksidan özelliği dolayısıyla kardiyovasküler ve sinir sistemine zarar veren parkinson ve alzheimer gibi çok kuvvetli hastalıkların gelişimini erteleyebileceği veya azaltabileceği ileri sürülüyor.
  • Ceviz yaprağını kaynatıp içmek boğaz ve bademcik iltihaplarını iyileştirmeye yardımcı olur. Bu su ile banyo yapılırsa cilt rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Ceviz yağı ise saçları güçlendirmektedir ayrıca bağırsak kurtlarını da dökmektedir.
  • Ceviz doyurucu besinler içerdiği için yemek yeme riskini azaltır ve hatta diyabeti yavaşlattığı düşünülmektedir. Bundan dolaylı kalp hastalıkları riskini azaltır.

Ceviz Yağı:

  • Kalp hastalığına yakalanma riskini azaltır,
  • Kan dolaşımını arttırır,
  • Cilt sağlığına yardımcı olur,
  • Cildi nemlendirir ve elastik olmasını sağlar,
  • Cildin yenilenmesi ve canlı kalmasını sağlar,
  • Ruh sağlığına iyi gelir,
  • Saç bakımı için kullanılır,
  • Kuru ciltleri besleme özelliği vardır,
  • Hafızanın güçlenmesinde önemli rolü vardır,

Ceviz Yağı Nasıl Elde Edilir?

Ceviz yağını elde etmek için en iyi yöntem cevizin preslenmesidir. Fakat bu işlem çok zahmetli olacağından aktarlarda veya güvendiğiniz yerlerden de ceviz yağını temin etmeniz mümkündür.

Keçi Boynuzu Meyvesi

Keçi Boynuzu Nedir?

Keçi boynuzu (harnup) olarak da bilinen, ak deniz ikliminin hüküm sürdüğü yerlerde doğal olarak yetişir ve baklagiller familyasındandırlar. Keçi boynuzu çekirdeği elmas ölçek amacıyla da yüzyıllardır kullanılmaktadır. Yani ‘karat’ anlamına da gelmektedir. Uzun ömürlü ve boyu 10 metre kadar olan maki türü bir ağaçtır. Maki türü genelde ak deniz bölgesinde yetişmektedir.

Kullanım Alanları

  • Keçi boynuzu meyveleri öksürük ilaçlarında kullanılır.
  • Çiğneme tütününe tat vermek amaçlı kullanılır.
  • Meyvesinden pekmez de elde edilir.
  • Afrodizyak özelliği ile de cinsel gücü artırıcı etkisi olduğuna da inanılmaktadır.

Faydaları

 

  • Keçi boynuzu özellikle mide ve bağırsak rahatsızlıklarında midedeki şişkinliği aldığından tedavi edici bir özelliği vardır.
  • Diş ve diş eti rahatsızlıklarında da kullanılmaktadır.
  • Kansızlık sorunu yaşayanların keçi boynuzu pekmezi tüketmesi kanın temizlenmesine ve kansızlığa iyi gelir.
  • Hafıza güçlendirir, dikkat sorununa iyi gelir.
  • Kemik erimesi yaşayan kişilerinde kullanması bu süreci yavaşlatmasına yarar sağlar.
  • Düzenli bir şekilde tüketilmesi akciğer kanserine yakalanma riskini en aza indirir.
  • Keçi boynuzu ishale karşı iyi gelmektedir ve ishali anlık kestiği de uzmanlar tarafından savunulmaktadır.
  • Kolesterole iyi gelir, içeriğinde yer alan lifler ve diğer içerikler kolesterolü azaltıcı etki yapmaktadır.
  • Gribe karşı iyi gelmektedir. Kış aylarında bolca tüketilmelidir.
  • Alerjik rahatsızlıklara da iyi geldiği bilinmektedir.  

Kaynaklar:

http://www.keciboynuzu.net/keci-boynuzunun-faydalari-ve-zararlari.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Ke%C3%A7iboynuzu

 

Palm Yağı Tehlikesi

Palmiye Yağı

Son zamanlarda gündemde oldukça sık duyduğumuz palmiye yağını çoğu yiyeceklerde ve atıştırmalıklar da görmekteyiz. Palmiye yağı nedir, hangi besinlerin içerisinde bulunur ve zararları nelerdir biliyor muyuz ? 

Palmiye yağı (palm) nedir ?

Avrupa gıda güvenliği otoritesinin yayınladığı rapora göre, Batı Afrika olmakla birlikte Amerika ve Kuzey Doğu Asya’nın tropikal alanlarında da yaygın olarak üretilmektedir. Palm yağının en önemli özelliği uzun raf ömrüne sahip olmasıdır. Oda sıcaklığında yarı katı halde bulunan bu yağ yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılır ve bileşenleri özel ürün uygulamalarında kullanılmak üzere izole edilir bu özellik ile palm yağı margarin ve katı yağlar için uygun bir ana bileşen haline gelir.

Palmiye yağının zararları nelerdir ?

Ülkemizde pek çok gıdanın içerisinde kullanılan palmiye yağı kanserojen olduğu ortaya çıktı. Palmiye yağı doymuş yağ olduğundan ki bilindiği üzere doymuş yağlar vücuda zarar vermektedir. içerdiği omega6 nın fazlası vücutta kanser hücresi üretmektedir. Bu ürünleri çok sık tüketmek ileride ciddi kalp rahatsızlıklarına ve kansere yol açmaktadır. Gelin hangi en çok kullandığımız ürünlerin içerisinde var göz atalım:

  • Nutella
  • Doritos
  • Ruffles
  • Etinin birçok ürünü
  • Ülkerin çoğu ürünü
  • Kinder Surprise
  • Nestle
  • Torku ürünleri
  • vb

Daha birçok ürünün içerisinde bu yağdan mevcuttur. Palmiye yağının kırmızı rengini ve kokusunu yok etmek için yüksek sıcaklık uygulamasına maruz bırakılması, bazı atık maddelerin oluşumuna neden oluyor. Palmiye yağı ile ilgili kanserojen tartışmaları da atıkların tümöre sebep olabileceği nedeniyle yapılıyor.

Kaynak: www.sozcu.com ve Canan Karatay

 

Neden Kurutma Makinesi Kullanmalıyız ?

KURUTMA MAKİNESİNİN 7 FAYDASI

1- Çamaşırlarınız kötü kokulardan arındırılmış bir biçimde kullanıma hazır olur. Yani mis gibi hijyen kokusu çamaşırınızın üzerinde kalır.

2- Evde asılarak kurutulan çamaşırlar, ortama çok fazla nem vereceği için sağlığınızı ilerleyen zamanlarda tehlikeye sokabilmektedir. Kurutma makineleri nemi dışarıya vermezler.

3- Giysileriniz yumuşak olur ve ütülenmiş gibi çıkar. Ütü yaparken zorlanmazsınız.

4- Vakitten tasarruf edersiniz, asma ve toplama işleminden uzak kalırsınız. Vakit nakittir.

5- Dışarıda kar yağsa bile çamaşırlarınız en fazla 3 saatte kullanıma hazır şekle gelebilmektedir. strese çözümlerden biridir.

6- Evin içinde yaşanan kalabalıktan uzak tutar, görüntü kirliliği oluşturmaz. Düzenli ev ortamınız bozulmamış olur.

7- Birkaç saat içinde hem çamaşırınız yıkanır hemde kurur rahatlıkla giyip çıkabilirsiniz.

Kurutma makinesi kullanmaktan kesinlikle pişman olmazsınız. Dışarıya asılan çamaşırlarınıza is, toz ve koku sinmesi derdine son olacak bir teknolojidir. Kurutma makinesini nasıl daha sağlıklı kullanacağınızı bilmiyorsanız BURAYA tıklamanız yeterli.

 

Küçük Ev Aletleri ve Beyaz Eşyaların Doğru Kullanımı

Bulaşık Makinesi

Bulaşık makinenizde her zaman tarihi geçmemiş eskimemiş tabletler kullanmalısınız. Bunun sebebi ise bulaşık makinasında tabletin erimemesi ve bulaşıklarda deterjan artıklarının kalmaması ayrıca çiziklerin de oluşmaması için öneriyoruz. Bulaşık makinenizde parlatıcı kullanmayı eksik etmeyiniz çünkü parlatıcı bardaklarınız ve tabaklarınızdaki parlaklığı ayrıca da bulaşık makinesinin kurutma işlerini doğru yapmasını sağlamaktadır. Bunu 4. Derece kullanabilirsiniz. Yıkama işlemine başlamadan önce de tekrar bulaşıklarınızı doğru yere koyduğunuzdan emin olun.

 

Kurutma Makinesi

Kurutma makinenizin yoğuşturucu bölümünü 30 günde 1 yıkayarak temizleyiniz. Her kurutmadan sonra su tankını boşaltınız. Kurutma makinesinin tamburunda bulunan pamuk toplayıcıyı da 2 kurutmada 1 temizleyerek ilk günkü gibi performansta kullanabilirsiniz.

 

ÜTÜ         

Ütülerinize kesinlikle içme suyu koymamalısınız. İçme suyu içerisindeki şeker ütünün tabanına yapışmaktadır. Ütünüz ısındıktan sonra daima musluk suyu koyunuz ve ütüleme işlemini bitirdikten sonra suyunu dökünüz. Ayda 1 defa ütünüzün buhar deliklerini temizlemek için lavaboya paralel tutarak devamlı buhar vermelisiniz. Bu şekilde ütünüzü uzun süre sağlıklı sorunsuz kullanabilirsiniz.

Elektirikli Süpürge

Torbalı süpürge: süpürgeniz torbalı ise torbanızı zamanında değiştirmelisiniz. Süpürgenin iç ve dış tarafta bulunan sünger filtrelerini ayda 1 defa olacak şekilde yıkayıp kurutunuz. Bu şekilde çekiş gücünü ve performansını arttırabilirsiniz

 

 

Sulu Süpürge: süpürgeniz sulu ise her süpürmeden sonra haznesini yıkamalısınız aksi takdirde koku yapacaktır. Ayrıca filtrelerini de her yıkamadan sonra yıkamanız tavsiye edilir daha sağlıklı bir kullanım için. Eğer eviniz süpürürken güzel koksun istiyorsanız suyun içerisine çok az miktarda yumuşatıcı koyabilirsiniz. Yumuşatıcı köpürme yapmayacağından dolayı motora zarar vermeyecektir.

Sivilce İle Savaşın!

Sivilce ile Savaşın!!

Birçoğumuzun başı sivilcelerle derttedir. Sivilceler genellikle ergenlik döneminde hormonlarımızın düzenli çalışmaması sebebiyle çıkmaktadır fakat sivilceler ergenlik bitince de bitmemektedir. Sivilcelerin başlıca nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Sebepleri

  • Vücuttaki kirli kanın temizlenememesi
  • Tıkalı gözeneklerimiz
  • Makyaj
  • Yüz dengesi ile oynamak
  • Aşırı yağlı tüketmek
  • Su içmemek
  • Stres

Çözüm

Eğer yağlı bir cilde sahipseniz yüzünüzü sabah akşam düzenli olarak yıkamanız gerekmektedir. Bunu kükürtlü sabun kullanarak sağlayabilirsiniz eğer yüzünüzde sivilce yok ise jhonsons baby şampuan ile yıkayabilirsiniz yüzünüzde çok az bir kuruma olacaktır kükürtlü sabun daha çok sivilceli yüzler için tavsiye edilir etkisi baya güçlüdür. Çok fazla makyaj yapmanız da sivilcelere neden olacaktır çünkü kiri tozu yüzünüze yapıştıracak dır bu yüzden çok fazla makyaj yapmamalısınız. Çok fazla su içmezsek böbreklerimiz kanı iyi süzemeyecek tir bu da vücudumuzda sivilcelere yol açacaktır size tavsiyemiz bol bol su içmeniz çünkü vücuda suyun faydalarını saymakla bitiremeyiz. İlerleyen yaşlarda sivilceler strese bağlı olarak ta çıkmaktadır bunun önüne geçmek ise imkansızdır.